<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Godot&#39;yu Bekledim</title>
        <description>Godot'yu bekledim; beklerken yaşadım. Yaşadıklarımı paylaşıyorum. Hoşgeldiniz:)</description>
        <link>http://godotyubekledim.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Mon, 09 Nov 2009 09:26:08 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>denemek.. denememek..</title>
            <link>http://godotyubekledim.blogcu.com/denemek-denememek_42382421.html</link>
            <guid>http://godotyubekledim.blogcu.com/denemek-denememek_42382421.html</guid> 
            <description></description>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2009 21:26:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>van izlenimleri 2</title>
            <link>http://godotyubekledim.blogcu.com/van-izlenimleri-2_36752751.html</link>
            <guid>http://godotyubekledim.blogcu.com/van-izlenimleri-2_36752751.html</guid> 
            <description>d&amp;uuml;n akşam batıdan gelen klasik batı bakışındaki bizler i&amp;ccedil;in kelimenin tam anlamıyla &quot;dumur&quot;luk bir geceydi. Van'da (evet van'da!) 3 bar gezdik. birinde saksofon ve gitar dinleyip demlendik. sonra kalkıp başka bir bara gittik. bir anda kendimizi klub ortamında bulduk! tahminimce &amp;uuml;niversiteli olan gen&amp;ccedil;lerin deli gibi dans ettiği bir mekan. ben size gay couple bile vardı diyeyim, gerisini siz d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;n.. oranın havası ka&amp;ccedil;ınca (!) ordan bir &amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;nc&amp;uuml; bara ge&amp;ccedil;tik, bir başka klub. geceye beggin'le başladık ve devamı da geldi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tahmin edileceği &amp;uuml;zere son derece şaşkınlık halinde bir gece yaşadım. zaten son g&amp;uuml;nlerde uyandığımda, bir an zihnim d&amp;uuml;şt&amp;uuml;ğ&amp;uuml;nde s&amp;uuml;rekli ben nerdeyim diye kafam bunalıyordu. d&amp;uuml;n de baya bu bulanıklığı yaşadım: şu an ger&amp;ccedil;ekten istanbul'da değil van'da myım??&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi merak ediyorum, d&amp;uuml;n akşam g&amp;ouml;rd&amp;uuml;ğ&amp;uuml;m&amp;uuml;z o gen&amp;ccedil;ler g&amp;uuml;nd&amp;uuml;z nerdedir?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte hayat van'a ne g&amp;ouml;rmeye geldim, ne g&amp;ouml;rd&amp;uuml;m! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ps: sırayla mekanların ismi : tamara, uzun bir ismi olan eskiden barabar denen yerin yerine a&amp;ccedil;ılmış yer ve urartu &amp;nbsp;.. ( &lt;a href=&quot;http://godotyubekledim.blogcu.com/van-izlenimleri-2_36752751.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 22 Feb 2009 11:34:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>van izlenimleri 1</title>
            <link>http://godotyubekledim.blogcu.com/van-izlenimleri-1_36644731.html</link>
            <guid>http://godotyubekledim.blogcu.com/van-izlenimleri-1_36644731.html</guid> 
            <description>işte yine başladım yolculuğa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yıl 2006 aylardan eyl&amp;uuml;l. kendimce zorlu bir yolculuğa &amp;ccedil;ıkmıştım. yola &amp;ccedil;ıkarken de biliyordum zorlanacağımı ya, yine de yaşayacaklarımı kesinlikle bilmiyordum. bir &amp;ccedil;ok beni olgunlaştıran beklenmedik deneyim yaşadım. yalnız kaldım, hep başarılı olduğumu varsaydığım bir alanda başarısızlığı tattım. kendimi desteksiz hissettim. canımdan daha yakınımı, benden daha &amp;ccedil;ok beni d&amp;uuml;ş&amp;uuml;neni toprağa g&amp;ouml;md&amp;uuml;m. bunlardan sonra yine yapardım diyebiliyor muyum? ben hayatın geri vitesine hi&amp;ccedil; inanmadım. yaşadıklarımı yaşamadığımı hayal edemiyorum.. o y&amp;uuml;zden şikayet de etmiyorum. olacakları varmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi yıl 2009 aylardan şubat. yine yeni bir yola d&amp;uuml;şt&amp;uuml;m. kalktım masal şehri istanbuldan başka bir masal diyarına geldim. ama bu masal diyarı istanbul gibi destansı değil. daha muhafazakar, daha az haşmetli. istanbulun karanlık y&amp;uuml;z&amp;uuml; kadar olmasa da yine de karanlık hikayeleri yıllarca b&amp;uuml;y&amp;uuml;ten bir diyar: van. gelmeden &amp;ouml;nce g&amp;ouml;l&amp;uuml;nden başka bir şeyini bilmediğim bir diyar. kara kaşlı kirpikli uzun boylu adamların diyarı. hatunları sorarsanız hen&amp;uuml;z onları pek g&amp;ouml;remedim, gizlenmiş olmalılar. şehir hakkında bildiklerim şimdilik &amp;ccedil;ok kısıtlı. bir bildiğim havadan inerken bir g&amp;uuml;zel maviliğin &amp;uuml;zerinde s&amp;uuml;z&amp;uuml;ld&amp;uuml;k. bir başka bildiğim cumhuriyet caddesi akşamları &amp;ccedil;ook kalabalık (istiklalden gelen bir insan s&amp;ouml;yl&amp;uuml;yor bunu, dikkat!). bir başkası şehir merkezi tahminimin aksine g&amp;ouml;lden uzakta (g&amp;ouml;l manzaralı ev hayallerim birkez daha suya d&amp;uuml;şt&amp;uuml;).ve halay barı meşhur. bunu da bu gece keşfettim.. ayrıca k&amp;uuml;rtler bir &amp;ccedil;ok &amp;ccedil;eşit halay &amp;ccedil;ekiyorlar. birini birdamla &amp;ouml;ğrendim; ismi şemane! walla saydığım bir 17-18 adımı fln var! &amp;ouml;ne ve arkaya dura dura gidip gelip sonrada yana d&amp;ouml;n&amp;uuml;p arkalı &amp;ouml;nl&amp;uuml; biraz y&amp;uuml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;p sonra ilk h.. ( &lt;a href=&quot;http://godotyubekledim.blogcu.com/van-izlenimleri-1_36644731.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 21 Feb 2009 01:22:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>alatlı-hayal-gerçek-kendin??</title>
            <link>http://godotyubekledim.blogcu.com/alatli-hayal-gercek-kendin_22360171.html</link>
            <guid>http://godotyubekledim.blogcu.com/alatli-hayal-gercek-kendin_22360171.html</guid> 
            <description>alev alatlının iki kitabını okumuştum &amp;ouml;nceden. &amp;ouml;zellikle işkencecinin &amp;ccedil;ok etkisi altında kalmıştım. hatırladığım kadarıyla bu incecik kitapta, işkence uygulayanı, işkenceye uğrayanı, ailesini d&amp;ouml;ne d&amp;ouml;ne, karakterleri d&amp;ouml;nd&amp;uuml;re d&amp;ouml;nd&amp;uuml;re anlatıyordu. &amp;ccedil;ok beğenmiştim. hem bakış a&amp;ccedil;ısını, yani hepsinin aynı kişi olabileceği d&amp;uuml;ş&amp;uuml;ncesini, hem de romanlayışını.&lt;br /&gt;şimdi diğer okuduğum kitabını tekrar okuyorum: Viva la Muerte! yaşasın &amp;ouml;l&amp;uuml;m! alatlıyla ilgili &amp;ccedil;ok bir bilgim yok. ilk bu kitabı okuduğumda eksisozlukte yazanları okuduğumu hatırlıyorum. kitabı b&amp;uuml;y&amp;uuml;k ihtimalle yine hayranlıkla bitirmiştim. sonra kitaptaki en sevimsiz karakterin (aslında ger&amp;ccedil;ekten b&amp;ouml;yle biri varmış veya var mıymış) alatlıya mektubunu okumuştum. ikisinin tonları da son derece sertti. ayrıntıya girmeyeceğim, ilgilenen okusun. ama ş&amp;ouml;yle bir &amp;ouml;zetlemek gerekirse: kitap bir &amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;nc&amp;uuml; kişi ağzıyla yazılmış. bir aydın kadının hikayesi, ona hayran olan bir arkadaşınca anlatılıyor. bu hanım (kadıncık mı demeliyim) &amp;ccedil;ok d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nen, &amp;ccedil;ok okuyan, ve &amp;ccedil;ok konuşan bir &amp;uuml;niversite hocası. i&amp;ccedil;inde bulunduğu toplumun aydınlarını, halkını inanılmaz eleştiriyor. t&amp;uuml;m bu olanların bir sistemsel nedeni olduğunu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yor (bu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nceleri inanılmaz ayrıntılı mantıksal bağlamlar i&amp;ccedil;inde anlatmış, itiraf ediyorum anca y&amp;uuml;zde 40ını tam takip edebilmişimdir), batı medeniyetine ciddi ş&amp;uuml;pheyle yaklaşıyor. t&amp;uuml;rkiyede olumsuz d&amp;ouml;nen bir &amp;ccedil;ok tarihsel akımdan batı medeniyetine &amp;ouml;zenme &amp;ccedil;abalarının yol a&amp;ccedil;tığını d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yor. bu sırada, s&amp;ouml;ylediğim gibi, &amp;ccedil;ok değişik toplum kesimlerinin, politikacıların, partlililerin, solcuların, aydınların, hocaların, yani i&amp;ccedil;ine girip &amp;ccedil;ıktığı t&amp;uuml;m toplum kesimlerinin, tarihsel eleştirilerini sıralıyor sayfalar boyu. .. ( &lt;a href=&quot;http://godotyubekledim.blogcu.com/alatli-hayal-gercek-kendin_22360171.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 21 Aug 2008 00:30:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>bodrum bodrum..</title>
            <link>http://godotyubekledim.blogcu.com/bodrum-bodrum_22358101.html</link>
            <guid>http://godotyubekledim.blogcu.com/bodrum-bodrum_22358101.html</guid> 
            <description>bodrum bodrum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-5 g&amp;uuml;nl&amp;uuml;k bir bodrum tatili ardından bazı notlar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bodrum aynı istanbul kadar kalabalıktı. barlar caddesi civarı istiklal kadar kalabalık. bazı bazı şehir değiştirdiğimden ş&amp;uuml;phe ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bodrumun denizi g&amp;uuml;zelmiş. hatta bir denizi g&amp;uuml;zelmiş. denizi i&amp;ccedil;in bir daha gidilir mi? evet. o kadar kalabalığa ve fahiş fiyatlara rağmen mi? hımm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet, bayaaa bir turist vardı. hangi milletten olduklarına emin değilim ama &amp;ccedil;ok pulsuz kesimden değillerdi sanki. 5 yıldızlı otel sakinleri de değil gibilerdi. &amp;ccedil;ok&amp;ccedil;a gen&amp;ccedil; vardı, veya en azından geceleri gen&amp;ccedil;ler sokaktalardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gece yaşamı? bir kere son olaylardan sonra k&amp;ouml;p&amp;uuml;k fobisi oluşturmuşum, &amp;ccedil;ok &amp;ccedil;ılgın mekanlara gidemedim dolayısıyla ama sanki fena değildi. en azından i&amp;ccedil;ki fiyatlarının herhangi bir istanbul gecesinden farkı yoktu. kalabalıkta aynı kalabalık. dans aynı dans. ayrıca istanbulda bir gece dışarı &amp;ccedil;ıkıp es kaza dışarı oturursanız nasıl t&amp;uuml;m sokağın diğer mekanlarının m&amp;uuml;zikleri sizi taciz ederse, onun fena halde abartılmış hali bodrumda vardı! birileri şu mekan sahiplerine s&amp;ouml;ylesin, y&amp;uuml;ksek sesli m&amp;uuml;zik &amp;ccedil;ok m&amp;uuml;şteri demek değildir! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sanki ge&amp;ccedil;en senelerde tatile gittiğimde şezlongtan, şemsiyeden para alma modası vardı. artık şezlongu, şemsiyeyi verip yediklerinizden para alıyorlar. en azından bazı koylarda &amp;ouml;yleydi. tabi yemek yemek zorunda olduğunuzu s&amp;ouml;ylememe gerek yok.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;facebooka bir g&amp;ouml;z attım da &quot;bodrum 2008&quot; foto alb&amp;uuml;mlerinden ge&amp;ccedil;ilmiyor. kimse merak etmesin, b&amp;ouml;yle bir alb&amp;uuml;m hazırlamıyorum (&amp;ccedil;ok avam olmuş canım :).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse bir tatilde b&amp;ouml;yle ge&amp;ccedil;ti. g&amp;uuml;neşe, denize, sahilde uzanıp, denizde takla a&amp;ccedil;maya &amp;ccedil;alışıp kulağıma su ka&amp;ccedil;ırmaya &amp;ccedil;ok ihtiyacım varmış. keyfini &amp;ccedil;ıkardım. mutluyum. ah b.. ( &lt;a href=&quot;http://godotyubekledim.blogcu.com/bodrum-bodrum_22358101.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 20 Aug 2008 23:53:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>bir derdim var..</title>
            <link>http://godotyubekledim.blogcu.com/bir-derdim-var_20207251.html</link>
            <guid>http://godotyubekledim.blogcu.com/bir-derdim-var_20207251.html</guid> 
            <description>bir derdim var: hep light yazılar yazıyorum! hep light, hep duygular, d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nceler, hisler. işte gittim, oldu, &amp;uuml;z&amp;uuml;ld&amp;uuml;m, sevindim, heyecan, mutluluk. sonra da bakıyorum, kelimlerim uyumunu beğensem de ister istemez şunu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yorum. bu yazılarla ne k&amp;ouml;y ne kasaba! hani bir felsefik sorgulama! o kadar sene uluslararası ilişkiler okudun, tamam kıbrıs gibi hiper-bayık bir mevzu yazma da, bir mozambik yaz. aids yaz, malaria yaz. avrupa birliği, para fln yazma ama devletler&amp;uuml;st&amp;uuml; sisteme dair bir iki şey yaz. yoksulluk yaz, kapitalizm yaz. feminizm yaz. m&amp;uuml;ltecilerle yatıp kalkıyorsun, hikaye yazma tamam ama bir durum değerlendirmesi yaz. herkes kendi tarihini yazıyor diyorsun, sen de otur g&amp;ouml;rd&amp;uuml;ğ&amp;uuml;n tarihi yaz. hrantı yaz, paşaları yaz. yahu o kadar sene politika okudun, bazen baktın mı siyasete y&amp;uuml;r&amp;uuml;yen teoriler g&amp;ouml;r&amp;uuml;yorsun. neden hi&amp;ccedil; yazmıyorsun?&lt;br /&gt;diyorum.&lt;br /&gt;ve sonra, gene işte şu oldu, bu oldu diye yazı yazıyorum. ve light olmama acaip uyuz oluyorum. ama elim gitmiyor işte, &amp;ouml;b&amp;uuml;r konularda da yazasım gelmiyor. hislerimi yoğun tutamıyor olabilir miyim? neyse şu tezim bitsin, artık zorla bir şey yazmıyor olacağım. bakalım o zaman biraz dolup yazabilecek miyim? hi&amp;ccedil; &amp;uuml;midim yok ya, bakalım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18 temmuz 08.. ( &lt;a href=&quot;http://godotyubekledim.blogcu.com/bir-derdim-var_20207251.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 18 Jul 2008 23:46:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>inanmıyorum!</title>
            <link>http://godotyubekledim.blogcu.com/inanmiyorum_20112321.html</link>
            <guid>http://godotyubekledim.blogcu.com/inanmiyorum_20112321.html</guid> 
            <description>hi&amp;ccedil; anlamıyorum, hi&amp;ccedil; de anlamayacağım hayatta &quot;o an&quot; geldiğinde insanların neden korkup ka&amp;ccedil;tıklarını. beklenen zamanlardan s&amp;ouml;zediyorum. uzun zamandır hazırlanılan, &quot;o&quot; kararların verilmesi gereken o anlardan. hi&amp;ccedil; birimiz masal d&amp;uuml;nyalarında, atraksiyonlu hollywood filmlerinde yaşamıyoruz. g&amp;uuml;n i&amp;ccedil;inde birilerinin hayatlarını kurtarmıyor, yanan binadan &amp;ccedil;ocukları &amp;ccedil;ıkarmıyor, g&amp;ouml;c&amp;uuml;k altına sesimizi duyurmaya &amp;ccedil;alışmıyoruz. g&amp;uuml;nl&amp;uuml;k yaşamımızın sakinliğini duygusal dalgalanmalarımızla hareketlendirme &amp;ccedil;abamız da bu y&amp;uuml;zden olsa gerek. m&amp;uuml;cadele edecek bir şeylere ihtiyacımız var! bu k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k, renksiz, hareketsiz d&amp;uuml;nyamızda &quot;&amp;ouml;nemli&quot;lerimizi yaratıyoruz. &quot;işte bunun uğruna değer!&quot;lerimizi. aşk i&amp;ccedil;in, ailem i&amp;ccedil;in, kariyerim i&amp;ccedil;in, onun i&amp;ccedil;in, bunun i&amp;ccedil;in değer'lerimiz. insanların bunlardan s&amp;ouml;zederken (hele hele bir de i&amp;ccedil;ki masasındalarsa) g&amp;ouml;zlerinin parladığını, seslerinin titrediğini g&amp;ouml;rebiliyorsunuz. ben hep g&amp;ouml;zleri parlayan insanlara inananlardan oldum, onlarla birlikte benim de g&amp;ouml;zlerim doldu. evet, bu d&amp;uuml;nyada kendi rahatımızı feda etmeye değecek şeyler vardı! bak! ger&amp;ccedil;ekten &amp;ouml;nemsiyor onu, ger&amp;ccedil;ekten onun i&amp;ccedil;in fedakarlıkta bulunabilir. ger&amp;ccedil;ekten...&lt;br /&gt;taaa ki bug&amp;uuml;ne kadar! evet insanlık, inanmıyorum artık sana! inanmıyorum feda edebileceklerine! inanmıyorum,&amp;nbsp; o heyecanlı, duygulu mimiklerine, jestlerine. artık inanmıyorum.. inanamıyorum. kocaman hayatı, evreni, insanlığı d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nd&amp;uuml;k&amp;ccedil;e o kadar minicik şeylerden bile feragat edemiyorsun ki... o kadar minik ki. hi&amp;ccedil; boşuna dolmasın g&amp;ouml;zlerin. şimdi b&amp;ouml;yle havalı laflar edebiliyorsan, hen&amp;uuml;z &quot;o an&quot;ın gelmemiştir. gelse yapmazsın biliyorum, sessiz kalırsın. karşındaki yokoluşu g&amp;ouml;r&amp;uuml;rken, başını hafif&amp;ccedil;e.. ( &lt;a href=&quot;http://godotyubekledim.blogcu.com/inanmiyorum_20112321.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 17 Jul 2008 04:49:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>denge?</title>
            <link>http://godotyubekledim.blogcu.com/denge_20002511.html</link>
            <guid>http://godotyubekledim.blogcu.com/denge_20002511.html</guid> 
            <description>regl d&amp;ouml;ng&amp;uuml;s&amp;uuml; m&amp;uuml;, değişim korkusu mu bilemiyorum, pek bir mahsun, pek savunmasız hissediyorum kendimi bu aralar. anne eteğine dolanma yıllarımın ge&amp;ccedil;tiğinden, bir kola dolanasım, bir omzun ardına saklanasım var. g&amp;uuml;vende hissetmek istiyorum. o y&amp;uuml;zden olmalı ki, reddettiğim omuzlara bir merhametle bakıyorum, nerdeyse zamanında &quot;ama sevmiyorum, bir şey hissetmiyorum, i&amp;ccedil;imden gelmiyor&quot; diye bir hodbinlik i&amp;ccedil;inde elimin tersiyle ittiğim kollara bakıp doğru muydu yaptığım diye d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yorum. kırgınlıklar bırakıyor insan b&amp;ouml;yle durumlarda ister istemez. daha hassas d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nd&amp;uuml;ğ&amp;uuml;mden olsa gerek, şimdi bu kırgınlıklar şiltenin altındaki bezelye gibi rahatsız ediyorlar beni. tutmaya &amp;ccedil;alışıyorum kendimi, bakmamaya &amp;ccedil;alışıyorum ki geri adım atmayayım. sevgisiz kalınca eski defterlerinden kurbanlar se&amp;ccedil;ip yeni kanlar emmeye &amp;ccedil;alışan vampir kızlardan olmayayım. biliyorum az dişimi sıksam, gene o hodbin ben olacağım! ama bu ikisi arasında bir denge tutturmanın yolu yok mu? kimseyi kırmayacak kadar d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nceli olsam ama rahat ve kendine g&amp;uuml;venli bir yandan da?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sanırım bir kadının hayatındaki en b&amp;uuml;y&amp;uuml;k m&amp;uuml;cadele, g&amp;uuml;ven i&amp;ccedil;in dollandığın kollarla oluyor. sarılmasan &amp;ouml;zg&amp;uuml;rl&amp;uuml;k, sarılsan g&amp;uuml;ven sanıyorsun. sarılıyorsun, i&amp;ccedil;ini yitiriyorsun, b&amp;uuml;kl&amp;uuml;m b&amp;uuml;kl&amp;uuml;m &amp;ccedil;ekiliyor i&amp;ccedil;inden sana ait olanlar. sonrası karşındakinin merhametine kalmış! sarılmıyorsun, sarsıntıları g&amp;ouml;g&amp;uuml;sleyeceğim diye sertleştik&amp;ccedil;e sertleşiyorsun, gene i&amp;ccedil;ini yitiriyorsun, bulamıyorsun. yoruluyorsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15 temmuz '08.. ( &lt;a href=&quot;http://godotyubekledim.blogcu.com/denge_20002511.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 14 Jul 2008 23:57:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>yalnızlık çığlığı!</title>
            <link>http://godotyubekledim.blogcu.com/yalnizlik-cigligi_19933161.html</link>
            <guid>http://godotyubekledim.blogcu.com/yalnizlik-cigligi_19933161.html</guid> 
            <description>avrupa filmlerini severim. ağır ağır ilerleseler de; filmin sonu belli olmayıp yoruma a&amp;ccedil;ık olsa da; filmde genellikle &amp;uuml;&amp;ccedil; karakterdan fazla insan olmasa da; o karakterler de genellikle insanın i&amp;ccedil;ini karartan, fena halde depresif kişiler olsa da; dakikalarca aynı g&amp;ouml;r&amp;uuml;nt&amp;uuml;y&amp;uuml; izlesem de, severim. hatta evimde izlemem, &amp;ouml;zenle bekler, bir sinemaya d&amp;uuml;şt&amp;uuml;ler mi haberdar olursam koşarak giderim. neyi severim peki bu filmlerde? filmler hep ger&amp;ccedil;ek gibidirler. hollywooddaki gibi suni karakterler, suni olaylarla &amp;ouml;r&amp;uuml;lmemiş olurlar. o masalsı iyilik ve k&amp;ouml;t&amp;uuml;l&amp;uuml;k yoktur. kişilerin zaafları, hataları, yalnızlıkları tanıdıktır. &amp;ccedil;oğu filmde sanki otuduğunuz yerden kalkıp bir adım atsanız, filmde de yaşayabilirmişsiniz gibi gelir. zaman hızlı akmaz. hi&amp;ccedil; birşey &amp;ccedil;ok &amp;ccedil;ok eğlenceli de değildir. aynı hayat gibi. sizi deli gibi mutlu etmez ama y&amp;uuml;z&amp;uuml;n&amp;uuml;zde sahici ama &amp;ccedil;ok hafif bir g&amp;uuml;l&amp;uuml;mseme veya sahici ama az biraz g&amp;ouml;zyaşı bırakır. velhasıl kelam, g&amp;uuml;zeldir. severek izlerim..&lt;br /&gt;ama filmlerde bir şey var ki, beni ezelden ebediye rahatsız etmiştir. eskiden daha da &amp;ccedil;ok g&amp;ouml;z&amp;uuml;me batardı, şimdilerde daha biraz daha az. ama her filmde yine de aklımdan bir ge&amp;ccedil;er. filmlerdeki karakterlerin o yalnızlığı! o nasıl bir yalnızlıktır? hi&amp;ccedil; kimse olmaz yanlarında. sahneler sahneler sahneler boyu, yapayalnızdırlar. bir kuru muhabbet edecek bile kimseleri yoktur. sonra ordan burdan biri d&amp;uuml;şer hayatlarına, bir o kişi olur. ama o kişiyle aralarındaki bağ g&amp;uuml;&amp;ccedil;l&amp;uuml; bile olsa, o kadar kırılgandır ki; bir an gelir o kişide u&amp;ccedil;up gitse filmden hi&amp;ccedil; garipsemezsiniz. garipsemezsiniz gibi gelir. &lt;br /&gt;işte bu yalnızlık, yıllar boyu beni hep rahatsız etmiş ve korkutmuştu. taa ki gelip bende i&amp;ccedil;ine oturuncaya kadar. evet, bir yandan eskisi kadar rahatsız edici değil ama aynı filmlerdeki gibi, o kadar.. ( &lt;a href=&quot;http://godotyubekledim.blogcu.com/yalnizlik-cigligi_19933161.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 12 Jul 2008 01:54:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>acı</title>
            <link>http://godotyubekledim.blogcu.com/aci_19518081.html</link>
            <guid>http://godotyubekledim.blogcu.com/aci_19518081.html</guid> 
            <description>.. o zaman acıyı azığımı saklar gibi tutmuştum. aklım sıra boh&amp;ccedil;ama koyup kaldıracaktım, zamanı gelince ise kendi kendime usul usul &amp;ccedil;ekecektim. zamanı gelip, yalnız kalıp, boh&amp;ccedil;ayı araladığımda tek bulduğum; kırıntılardı. hi&amp;ccedil;lik.. nereye gitmişti? zamanla farkettim nereye kaybolduklarını. acı sırtımdaki boh&amp;ccedil;amdan yavaş&amp;ccedil;a i&amp;ccedil;ime sızıp, i&amp;ccedil;imde parampar&amp;ccedil;a olan bir cama d&amp;ouml;n&amp;uuml;şm&amp;uuml;şm&amp;uuml;ş. i&amp;ccedil;ime, v&amp;uuml;cudumun değişik yerlerine saplanan cam kırıkları olmuş meğerse. o anlatılan camın insanın i&amp;ccedil;inde de y&amp;uuml;r&amp;uuml;mesi doğruymuş. zaman ge&amp;ccedil;iyor ama hala arada bir i&amp;ccedil;imde bir yerlere saplanan o kırıkları tiz bit acıyla hissediyorum.. koyup kaldırıp sonra &amp;ccedil;ekecekmişim! hayat hakkında bildiğim şeyler ne kadar az ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;uuml;z&amp;uuml;lm&amp;uuml;yorum ger&amp;ccedil;i, o kırıklarda olmasa ge&amp;ccedil;mişim hi&amp;ccedil; olmayacak, hi&amp;ccedil; olmamış gibi unutacağım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;02/07/08&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://godotyubekledim.blogcu.com/aci_19518081.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 02 Jul 2008 01:49:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://godotyubekledim.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>